Platin Nedir ?

Platin kimyasal bir element olup periyodik tabloda Pt simgesi ile gösterilmektedir. Rengi gümüş – beyaz ve kimyasal olarak aktif bir metal değildir. Yani platin korozyona karşı çok iyi bir dayanç gösterir. Bu dayanımı yüksek sıcaklıklarda da stabildir.

Gevrek bir yapısı yoktur. Sünek olup şekil verilebilme kabiliyeti gayet iyidir. Değerli metaller statüsünde olup, İspanyolca – platino – kelimesinden türetilmiştir. İspanyolca’dan gelmesinin nedeni platin ile ilgili yapılan ilk çalışmaların Avrupa’da İspanya’da yapılmasından kaynaklı olduğu düşünülmektedir.

Platin ve Periyodik Tablo Özellikleri

Periyodik Tablo

Platin, periyodik tabloda d bloğunda, 6. periyotta ve 10. grupta bulunur. Geçiş metalleri arasında yer alır. Yukarıdaki periyodik cetvele bakılır ise sağ tarafında 79 atom numarasına sahip Altın ile, sol tarafında ise 77 atom numarasına sahip iridyum bulunur.

Atom ağırlığı 195, atom numarası 78 dir. Doğal olarak 6 adet izotopu bulunmaktadır.

Periyodik tablo ile ilgili çok güzel bir site için bu bağlantıyı inceleyebilirsiniz. Ayrıca soy metaller ile ilgili detaylı bilgi için wikipedia’nın ilgili sayfasına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Platin Doğada Bulunma Şekli Nasıldır ?

Platin yer yüzünde bulunan en nadir elementlerden biridir ve değerli metaller sınıfına girmesinin en önemli nedenlerinden biri de budur. Dünya’da en fazla Güney Afrika’da çıkarılıp işlenmektedir ki bu oran Dünya platin üretiminin % 80’ine denk gelmektedir. Dünya’da çok az bulunmasından dolayı yılda bir kaç yüz tondan fazla çıkartılıp işlenemez.

Platin Madeni İşçileri - Güney Afrika
Güney Afrika Platin Maden Çalışanları

İlk paragrafta da bahsettiğimiz üzere, fiziksel ve kimyasal özellikleri bakımından eşsiz olması nedeniyle çok değerli bir metal olan platin, soy metaller sınıfına da girebilmektedir. Çünkü, yüksek sıcaklıklarda bile korozyona olan mükemmel dayancı onun çok özel işlemlerde kullanılmasına olanak sağlar.

Platinin yer kabuğundaki konsantrasyonu 0.005 ppm’dir. Genellikle nikel ve bakır bileşiklerinde kükürt ile birleşik halde madenden çıkarılmaktadır. Daha sonra gerekli işlemlerden geçirilerek platin elde edilir. Elde edilirken açığa çıkan diğer bir metal ise paladyumdur. Doğada en çok kükürt, paladyum, nikel, bakır, arsenik, tellür ile bileşik halinde bulunmaktadır.


Güney Afrika haricinde, Kanada, Amerika, Rusya ve Hindistan’da da cevherleri bol miktarda bulunmaktadır.

Platin ve Genel Kullanım Alanları


Platin diğer metallerde olduğu gibi çok çeşitli yerler fazla miktarda kullanılmaz. Bunun nedeni, üstün özelliklerinin olması ve fiyatının da demir cevherinden çok daha pahalı olması nedeniyledir. Gerektiği yerde gerektiği kadar kullanılmalıdır. Çünkü, Dünya’daki platin ihtiyacı kadar rezervlerimiz ne yazık ki bulunmamaktadır.

Katalitik Konvertörde ve Platin
Katalitik Konvertör

Araçların egzoz sistemlerinde bulunan katalitik konvertörlerde kullanılır. Katalitik konvertörler araçlarda tam olarak yakılamayan hidrokarbon bileşiklerini yakmak için kullanılırlar. Araçlarda kullanılan yakıt hücrelerinde oksijeni indirgemek için kullanılmaktadır.

Bir çok laboratuvar ekipmanında, elektrik – elektronik parçaların imalatında, dişçilik ve özellikle kuyumculukta bol miktarda kullanılmaktadır.

Platinin Kuyumculuktaki Örnekleri
Platin Yüzük

Platin ve Tıbbi Uygulamalar

Mühendislik ve metalurji bilimi ile yakından ilgili olmayan bir çok kişi tarafından adının bilinmesinin temel nedeni, biyomalzemeler olarak adlandırılan bir çok uygulamada kullanılmasıdır. Örneğin kemik kırılmalarında platin takılması olgusunu bir çok insan duymuştur. Aşağıdaki röntgen filminde daha açık renkte görülen kısım platin uygulamasıdır. Genellikle kemiğe vida-çivi gibi aparatlarla bağlanarak vücuda adapte edilir.

Platin ve Kemiğe Uygulanması
Kemiğe Yapılan Platin Uygulaması

Ayrıca platin elementi içeren bir çok bileşen de, kanser tedavisi – kemoterapide çok miktarda kullanılmaktadır.


Dişçilik uygulamalarında, köprü uygulamasının yapılmadığı ya da tercih edilmediği durumlarda daha uzun ömürlü olan implantlar kullanılmaktadır. Bu uygulama biraz acı verse de daha uzun ömürlü olup, yan taraftaki sağlam dişlere zarar vermeden uygulama kolaylığı sağlar. Aşağıdaki temsili şekilden de görüleceği üzere, vücuda kolay uyum sağlayan bir platin vida ile çene kemiğine bağlanarak uzun yıllar kullanımda problem çıkartmaz.

Platin ve Dişçilik Uygulamaları
Dişçilik Uygulamaları

Özellikle laboratuvar uygulamalarında da bol miktarda kullanılabilmektedir. Bunun nedeni yüksek sıcaklıklarda iletkenliğinde boyutlarında değişim olmaması ve korozyona karşı yüksek dayanımıdır. Özellikle 1000 santigrat derecenin üzerinde çalışılan bazı deneylerde destek üniteleri, elektrodlar ya da kablolarda kullanılmaktadır.

Plastin ve Laboratuvar Uygulamaları
Yüksek Sıcaklık Termal Analiz Deneyi

Korozyona olan yüksek dayanımı, yani paslanarak kütle kaybetmemesi, sıcaklık karşısında çok fazla ölçüsünün değişmemesi standart bazı uygulamalarda kullanılmasına olanak vermiştir. Örnek olarak 1900’lü yılların ortalarına kadar, bütün Dünya’nın kabul ettiği ” 1 Metre ” iridyum ve platin alaşımından elde edilmiştir. Bu alaşımda % 90 platinium kullanılırken % 10 iridyum kullanılmıştır.

Platin - İridyum Alaşımından Yapılmış Standart 1 Metre
Platin – İridyum 1 Metre

Ayrıca 2019 yılına kadar kilogram ( KG ) da bütün Dünya’da yine aynı alaşım olan ( platinium-iridyum ) dan yapılmıştır. Silindir şeklinde olan bu malzeme, Dünya’da standart haline gelmiş olup, kalibrasyon ve doğrulamalar bu aşağıda gösterilen malzemeye göre yapılmıştır.

Platin - İridyum Alaşımından Yapılmış Standart 1 Kilogram
Platin – İridyum Kilogram

Fiziksel Özellikler

Saf halinde bulunduğunda gümüş – beyaz renktedir. Şekil verilmesi gayet kolaydır ve sünek yapıdadır yani gevrek değildir. Altın, gümüş ve bakıra oranla çok daha yumuşak yapıdadır. Burada yumuşak olması malzemenin kolay şekillendirilebilmesi anlamında olup, negatif bir özellik olarak kullanılmamaktadır.

Mühendislikte bir malzemeye kolay şekil verilebiliyorsa, kullanım oranı da o oranda artmaktadır. Bir çok metalde korozyona dayanım belli ölçüde mümkündür ancak; iş sıcaklık yükseldikçe değişmektedir. Platine bakıldığında ise en güçlü özelliği yüksek sıcaklıkta korozyon dayanımının yüksek olmasıdır.

https://www.metalurjimalzeme.net/korozyon-nedir/

Platin, hidroklorik asit ve nitrik aside karşı dayanıklıdır. Bu da onun yine asit uygulamalarının olduğu yerlerde erimeden ya da korozyona uğramadan kullanılabilmesini sağlar. Vücut içerisinde kullanılabilmesinin bir diğer nedeni de budur. Çünkü vücudumuzun içi çok koroziftir. Yani eğer implantlar demir, çelik gibi metallerden yapılsaydı büyük ihtimalle paslanacağından dolayı implant takılan kişiyi öldürebilirdi. Ancak; platinde bu olay söz konusu değildir. Yıllarca paslanmadan vücudumuzun içerisinde bulunabilir.

Kimyasal Özelliker

Platin Atom Yapısı

Her metalin bir değerliği olduğu gibi bu elementte de en yaygın değerlik + 2 ve + 4 olarak belirlenmiştir. + 1 ve + 3 değerlikli hali ise daha az yaygındır. Metallerin belki de en temel özelliği, artı ( + ) değerlikli olmasıdır. Bir atomda ( + ) değerlik olması onun elektron verebildiği anlamına gelmektedir. Elektron ( – ) değerliklidir. Metal, elektron kaybettikçe artı ( + ) değerlik kazanır.

Bir metal elektron verebildiği kadar metaldir.

Bağ yaparak bu artı değerliği giderir ve stabil hale gelir.

Karbon monoksidin katalitik oksidasyonu sayesinde, kullandığımız araçlarda bulunan egzoz sistemlerindeki katalitik konvertörlerde platin kullanılmaktadır. Egzoz sistemlerinde katalitik konvertör ve oksijen sensörü ile ilgili yazımız için aşağıdaki bağlantıyı inceleyebilirsiniz.

Oksijen Sensörü Nedir ?

Platin Tarihi

Milattan önceki dönemlerde ilk olarak Mısır’da bulunmuştur. O tarihteki araştırmalar gösteriyor ki , altın ile birleşik halinde bulunan platin, dönem insanları tarafından fark edilememiştir. Mısır’ın Güney Afrikaya yakın konumundan dolayı bu taraflarda bulunması doğaldır.

Güney afrika haricinde de, Milattan önceki dönemlerde Kolombiya tarafınlarında saf halde olmasa bile, toz metalurjisi ile imal edilen platin bileşiklerine rastlanılmıştır.

Avrupa’ya bakıldığında ise 1500’lü yıllarda altın ile uğraşan işçilerin, altın içerisinde empürüte yani pislik olarak tanımladıklarına ilgili kayıtlardan ulaşılmıştır. Yani o dönemdeki bir çok kişi, platine aslında ulaşmış ancak onun değerini anlaması uzun yıllar almıştır.

1700’lü yıllara gelindiğinde ise, özellikle İspanya’da mineraller ile ilgili bir araştırma laboratuvarı dönem koşullarına uygun olarak kurulmuştur. Antonio De Ulloa tarafından resmi olarak keşfedilmesi 1750 ‘de olmuştur.

Platin Nedir
Antonio De Ulloa

Avrupa’da ilk keşfedildiği sırada ” Beyaz Altın ” olarak nitelendirilmiştir. Çünkü altın ile birleşik halde bulunmakta ve altın özelliklerini göstermekteydi. Özellikle korozyona karşı dayanıklı olması onu o dönemde değerli olarak nitelendirmiştir. Altından farkı ise, her ne kadar yumuşak bir metal bile olsa altına göre şekillendirilmesi biraz daha zordur.

Dönemde Çıkarılan Saf Platinlere Örnek

Platin ve Diğer Özellikleri

Malzeme bilimi ve mühendisliği açısından incelendiğinde, molekül yapısının kristal yapısı YMK – Yüzey Merkezli Kübik olduğu görülmektedir. Bakır ile ilgili yazımızdan da hatırlayabileceğiniz üzere, YMK – Yüzey Merkezli Kübik kristal yapılarında moleküllerin kayma düzlemleri HMK – Hacim Merkezli Kübik sistemlere göre daha fazla olduğu için, aynı bakırda olduğu gibi soğuk şekillendirme işlemleri daha kolay yapılabilmektedir.

Plastik deformasyon ile ilgili yazımız için bu bağlantıyı inceleyebilirsiniz.

Platin Kübik Sistemi
FCC – YMK – Yüzey Merkezli Kübik Kristal Sistemi
  • Isı iletkenliği, elektrik iletkenliği altına göre daha düşüktür. Altının elektronik parçalardan daha çok kullanılmasının temel nedeni de budur.
  • Akma dayanımı yani Young Modulü, altına göre daha yüksektir. Bu da malzemenin kalıcı şekil değiştirmeden elastik davranış göstermesinin temel nedenidir. Akma dayanımı ve çekme dayanımının yüksek olması platinin altına göre daha sert bir yapıda olmasının kanıtıdır. Young modulü ve çekme testi ile ilgili yazımız için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.
  • Vickers ve Brinell Sertlik değerlerini altın ile kıyaslarsak eğer, altının sertlik değerinin platinin yaklaşık yarısı olduğunu görürüz. Bu da daha önce de belirttiğimiz gibi, altının şekil verilebilirlik kabiliyetinin platine göre daha yüksek olduğunu gösterir. Sertlik bir bakıma çekme dayanımının da bir göstergesidir. Buradan hareketle, platinin çekme dayanımı ve akma dayanımı da altına göre yüksektir.
  • Son olarak ısıl genleşme durumu incelendiğinde, platin altına göre daha düşük bir ısıl genleşme katsayısına sahiptir. Bunun da anlamı şudur ; altın ve platine aynı değerde ısı verildiğinde altın daha fazla genleşecek olup, platin stabil yapısını koruyacaktır. Zaten bu nedenlerden dolayı, uluslararası standartlarda ” 1 Metre ” platin alaşımlarından yapılmıştır.

Yorum Yaz